VARLIK BARIŞINDA BİLİNMESİ GEREKENLER

 

 

 

VARLIK BARIŞINDA BİLİNMESİ GEREKENLER

23 Haziran 2016 tarihinde TBMM Başkanlığına sunulan “Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” nın Geçici 2. Maddesi Yurt Dışındaki Varlıkların Türkiye’ye getirilmesine ilişkin düzenlemeleri kapsamaktadır.

Geçici 2.Madde’nin Gerekçesi;
Madde ile Gerçek ve Tüzel Kişilerce yurt dışında bulunan para, döviz, altın, hisse senedi, tahvil ve diğer menkul kıymetlerin Banka ve aracı Kurumlara bildirilmesi, alacak ve taşınmazların Vergi Dairelerine beyan edilmesi suretiyle Milli Ekonomiye Kazandırılması, yapılan bu bildirim ve beyanlardan hareketle Vergi İncelemesi, Vergi Tarhiyatı, Soruşturma ve Kovuşturma Yapılamaması öngörülmektedir.

Yurtdışından getirilen bu varlıklar, işletmelerin Kanuni defterlerine kaydedilebilecektir. Kayıt işlemlerinde sınırlayıcı bir düzenleme öngörülmemekte olup işletmelere sermayeye ilave etme, özel fon hesabında tutma veya işletme borçlarının ödenmesinde kullanma konusunda ihtiyarilik sağlanmaktadır. Bu kapsamda benzer düzenlemeler ihtiva eden 5811, 6111 ve 6486 Sayılı Kanunların uygulama sonuçları da dikkate alınarak basit, sade ve kolay uygulanabilecek bir düzenleme ile yurt dışında bulunan varlıkların Türkiye’ye getirilmesi ve Milli Ekonomiye Kazandırılması amaçlanmaktadır.

Varlık Barışında İlk Uygulamalar Ne Zaman Başladı?
İlk varlık barışı uygulaması, 5811 sayılı Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanun ile 22 Kasım 2008’de kabul edildi. 2 Mart 2009’de sona eren başvurusu süresi, Temmuz 2009’da uygulamaya giren ikinci varlık barışıyla o yılın sonuna kadar uzatıldı. Ayrıca daha sonra çıkarılan 6111 sayılı Yasa’yla da 5811 sayılı Yasa kapsamında beyan edilen yurtdışında bulunan varlıklarını süresi içinde Türkiye’ye getiremeyen mükelleflere, 2 Mayıs 2011’e kadar ek süre verildi. Bu düzenlemenin en önemli özelliği yurtiçindeki vatandaşları da kapsamasıydı. İlgili kanunla başvuranlardan yurtiçi varlıklar için yüzde 5, yurtdışı varlıklar için yüzde 2 vergi alındı. Sadece yurtdışı varlıkları kapsayan varlık barışı ise 29 Mayıs 2013’te 6486 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa eklenen geçici 85’inci maddeyle yürürlüğe girdi. Bunda da yüzde 2 vergi uygulaması vardı.
 
Varlık Barışında OECD Otomatik Bilgi Değişim Sisteminin Etkisi Var Mıdır?
Türkiye imzalayacağını taahhüt ettiği, Otomatik Bilgi Değişimi (OBD) anlaşması kapsamında 2017 yılına ait finansal bilgileri 2018 Eylül ayı sonrasında paylaşmaya başlayacaktır. Bugüne kadar OECD’ ye 101 ülkenin yarısından fazlası 2017 başından itibaren bildirime geçeceğini beyan ederken, kalan kısım 2018 yılını milat olarak kabul edeceğini belirtmiştir. Otomatik Bilgi Değişim sistemi (Automatic Exchange Of Information), vergi mükelleflerinin kazanç ve finansal bilgilerinin, gelir sağlanan kaynak ülkeden ikamet edilen ülkeye düzenli sistematik bir şekilde paylaşılmasını hedefleyen bir sistem. OBD’ nin temel hedefi vergi kaçakçılığını önlemek ve vergiye tabi gelirleri kayıt altına alabilmek için finansal hesapların detaylarını karşılıklı bilgi değişimi sistemi sayesinde paylaşmak olarak özetlenebilir. Türkiye geçtiğimiz yıl temmuz ayında ABD ile vergi kayıp ve kaçağı ile etkin şekilde mücadele edilmesi ve vergiye gönüllü uyumun arttırılması için otomatik bilgi değişimi anlaşması imzalamış ve 24 Şubat’ta Meclis’ten geçen bu uygulamanın da yakında yürürlüğe girmesi bekleniyor.

Varlık Barışının genel çerçevesi nedir?
Bu düzenlemeyle; 31/12/2016 tarihine kadar gerçek ve tüzel kişilerce, yurt dışında bulunan para, döviz, altın, hisse senedi, tahvil ve diğer menkul kıymetlerin banka ve aracı kurumlara bildirilmesi, alacak ve taşınmazların vergi dairelerine beyan edilmesi, yapılan bu bildirim ve beyanlardan hareketle vergi incelemesi, vergi tarhiyatı, soruşturma ve kovuşturma yapılmaması öngörülmektedir.

Hangi varlıklar bu kapsama girmektedir?
Yurt dışında bulunan para, döviz, altın, hisse senedi, tahvil ve diğer menkul kıymetleri ile alacak ve taşınmazlar bu kapsamdadır. Yurt içi varlıklar bu kapsama dâhil değildir.

Varlıkların bildirimi başka kişilerin nam ve hesabına yapılabilir mi?
Gerçek ve tüzel kişiler, bu varlıkları, diğer kişilerin nam veya hesabına bildirim veya beyanda bulunabilecektir.

Ne zamana kadar ve nereye beyan edilmesi gerekiyor?
Para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları, 31/12/2016 tarihine kadar Türkiye'deki banka veya aracı kurumlara bildirilecektir. Alacaklar ve rayiç bedeliyle taşınmazlar, 31/12/2016 tarihine kadar, Türk Lirası cinsinden vergi dairelerine beyan edilecektir.

Beyan edilen varlıklar ne zamana kadar Türkiye’ye getirilmeli?
Yurt dışında bulunan ve bu kapsamda bildirilen para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının, 31/12/2016 tarihini geçmemek şartıyla, bildirim tarihini takip eden bir ay içerisinde; beyan edilen alacak ve taşınmazların ise beyan edilen değerlerinin karşılığının Türk Lirası veya döviz olarak, beyan tarihini takip eden bir yıl içerisinde Türkiye’ye getirilmesi gerekiyor.

Hangi tarihten itibaren sahip olunan yurt dışı varlıkları bu kapsamdadır?
Düzenlemede bu yönde bir tarih belirlenmemiştir. Bu sebeple, bildirilecek olan varlığın belli bir tarihten önce yurt dışında olduğunu ispat etmeye gerek yoktur.
 
Varlıkları Türkiye’ye getirmeden bu düzenlemeden yararlanılabilinir mi?
Bunun sadece bir istisnası vardır. Buna göre, kanuni defterlere kaydedilen varlıklar, yurt dışında bulunan banka veya finansal kurumlardan kullanılan ve düzenlemenin yürürlük tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan kredilerin, en geç 31/12/2016 tarihine kadar, kapatılmasında kullanılabilir. Bu takdirde, borcun defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla, ödemede kullanılan varlıkların Türkiye'ye getirilme şartı aranmaksızın bu düzenlemeden yararlanılabilinir.

Varlıkların kayıtlara intikali ne şekilde olacaktır?
Yurtdışından getirilen bu varlıklar, işletmelerin kanuni defterlerine kaydedilebilecektir. Kayıt işlemlerinde sınırlayıcı bir düzenleme öngörülmemektedir. İşletmelere, sermayeye ilave etme, özel fon hesabında tutma veya işletme borçlarının ödenmesinde kullanma konusunda ihtiyarilik sağlanmaktadır. Ayrıca, bildirim ve beyana konu edilen varlıklar için amortisman ayrılamayacaktır. Bu varlıkların elden çıkarılmasından doğan zararlar, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gider veya indirim olarak kabul edilmeyecektir.

Hangi avantajları getirmektedir?
Bu kapsamda bildirilen veya beyan edilen işlemler dönem kazancının tespitinde dikkate alınmayacaktır. Diğer bir anlatımla bu varlıklar için vergi alınmayacaktır.

Kanuni defterlere kaydedilen varlıkların, sermayeye ilave edilmemiş olması kaydıyla, işletmeden çekilmesi kar dağıtımı sayılmayacak ve bu nedenle gelir ve kurumlar vergisi tarhiyatı yapılmayacaktır.

Bildirilen veya beyan edilen varlıklar nedeniyle, bildirim veya beyanda bulunan kişiler ile varlıkların nam veya hesabına getirildiği diğer gerçek ve tüzel kişiler nezdinde, hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacak, vergi cezası kesilmeyecektir.

Nam veya hesabına bildirim veya beyanda bulunulanlara yapılan intikaller, ivazsız intikal olarak değerlendirilmeyecek ve veraset ve intikal vergisine konu edilmeyecektir.

Diğer taraftan bildirim veya beyanda bulunanlar ile bunların kanuni temsilcileri hakkında, sırf bu beyanın yapılmış olmasından dolayı ve bu beyandan hareket edilerek, aşağıda yer alan ilgili kanun ve kanun hükümleri dahil olmak üzere, hiçbir şekilde herhangi bir araştırma, inceleme, soruşturma veya kovuşturma yapılmayacak ve idari para cezaları uygulanamayacaktır;

 • 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun,
• 106, 107, 108, 109 ve 110 uncu maddeleri hariç olmak üzere, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu,
• 4458 sayılı Gümrük Kanunu,
• 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu,
• 213 sayılı Kanunda düzenlenen suçlar ile bu suçlardan kaynaklanan mal varlığı değerleriyle ilgili olarak 5237 sayılı Türk     Ceza Kanununun 282 nci maddesi.

Varlıkların Türkiye’ye getirilmemesi halinde bir yaptırım olacak mı?
Bu kapsamdaki varlıkların Türkiye'ye getirilmemesi veya Türkiye'deki bankalar veya aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmemesi halinde, tasarının geçici 2 nci maddesinin beşinci fıkra hükmünden yararlanılamayacak ve;

• Bildirilen veya beyan edilen varlıklar nedeniyle, bildirim veya beyanda bulunan kişiler ile varlıkların nam veya hesabına getirildiği diğer gerçek ve tüzel kişiler nezdinde, vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılabilecek, vergi cezası kesilebilecek,
• Nam veya hesabına bildirim veya beyanda bulunulanlara bu kapsamda yapılan intikaller, ivazsız intikal olarak değerlendirilebilecek ve veraset ve intikal vergisine konu edilebilecek,
• Diğer kanunlar nezdinde; araştırma, inceleme, soruşturma veya kovuşturma yapılabilecek ve idari para cezaları uygulanabilecek.

ERTUĞRUL KOCACIK
ODA BAŞKANI

 


NOT: Bilgilendirme amaçlı hazırlanmıştır. Tasarı henüz yasalaşmamıştır.


 

KAYNAKÇA
• DELOITTE VERGİ SİRKÜLERİ 2016/66
• SERHAT ALİGİL Dünya Gazetesi 02/07/2016 Varlık’ı olanla yine ‘barış’ arıyoruz
• Jülide YİĞİTTÜRK GÜRDAMAR Dünya Gazetesi 04/07/2016 Varlık Barış’ında köprüden önceki son çıkış rekor getirecek

 
 

 

©2016 Sakarya SMMM Odası.