GEÇ GELEN FATURALARDA KDV İNDİRİMİNE DİKKAT!

GEÇ GELEN FATURALARDA KATMA DEĞER VERGİSİ (KDV) İNDİRİMİ (08.04.2015)

Bilindiği üzere 3065 sayılı Katma Değer Vergisi kanunu 29/1- a maddesinde mükellefler, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan Katma Değer Vergisinden, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen Katma Değer Vergisini kanunda aksine bir hüküm olmadıkça indirim konusu yapabilirler.

Bu indirim hakkı anılan kanunun 29/3 Maddesi uyarınca vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı aşılmamak şartı ile ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabilir.

34/1 inci maddesinde ise, yurt içinden sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait KDV nin, alış faturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinden ayrıca gösterilmek ve bu vesikalar kanunî defterlere kaydedilmek şartıyla indirilebileceği belirtilmiştir.

Günümüz koşullarında çeşitli sebeplerle belgelerin mükelleflere geç intikal etmesi uygulamada bazı sorunları beraberinde getirmektedir.  Her ne kadar ay olarak geç gelen faturaların durumu aşağıda belirteceğimiz üzere net olsa da yıl atlayan faturaların durumunda uygulamada farklı görüşler mevcuttur.

a)     Fatura tarihi 2014, fatura içeriği 2014 ancak fatura 2015 yılında defterler kapatıldıktan sonra gelir ve Kurumlar Vergisi beyanname verme süresine kadar kayıtlara alınır ise;

KDV dahil tutarlar 2014 yılı Kurumlar Vergisi Beyannamesinde diğer indirim olarak gösterilir. Maliye Bakanlığı İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 31.01.2012 tarihli özelgesinde bu durum aşağıdaki gibi ifade edilmiştir.

“… hesap dönemi kapandıktan sonra gelen faturalarda yer alan tutarlar, tahakkuk ettikleri dönemin gideri olarak değerlendirilecektir. Ayrıca, söz konusu faturalarda yer alan ve indirim konusu yapılamayan KDV tutarlarının maliyet  veya gider unsuru olarak dikkate alınması mümkün olup, bu tutarların gider olarak dikkate alınması halinde, fatura tarihinin içinde bulunduğu vergilendirme döneminin kurum kazancının tespitinde dikkate alınması gerekmektedir.”

Görüldüğü üzere bazı özel durumlarda indirilemeyen KDV tutarları maliyet  veya gider unsuru olarak dikkate alınabilmektedir.

b)     Fatura tarihi 2015, fatura içeriği 2014 ancak fatura 2015 te 2014 defterleri kapatıldıktan sonra gelir ve Kurumlar Vergisi beyanname verme süresine kadar kayıtlara alınır ise;

Fatura içeriği 2014 yılına ilişkin olduğundan fatura bedelinin 2014 yılı Kurumlar Vergisi beyannamesinde diğer indirim olarak gösterildiği durumdur. muhasebedr.com 

Bu duruma ilişkin farklı görüşler mevcuttur;

Maliye Bakanlığı İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 12.03.2012 tarihli özelgesinde,

… yılın son aylarında tüketilen elektrik bedellerine ait faturaların izleyen yılın Ocak ayında düzenlenmesi durumunda, bu faturalardaki KDV nin de, faturaların kanuni defterlere kaydedildiği dönemde indirim konusu yapılması mümkündür.

Ayrıca, bir önceki yılın Aralık ayında tüketilen elektrik bedellerine ait faturaların takip eden yılın Ocak ayında düzenlenmiş olması halinde, bu faturalardaki katma değer vergisi, söz konusu belgelerin defterlere kaydedildiği Ocak vergilendirme döneminde indirim konusu yapılabilecektir.”

ifadesine yer verilmiş olup, geç gelen faturaların KDV sinin indirim konusu yapılabileceği ifade edilmiş olmakla birlikte faturalar özelgede de ifade edildiği gibi Aralık ayı tüketimine yönelik elektrik faturaları olduğundan bu  özelgenin özellikli olduğu açıktır.

Dolayısıyla vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılının aşılmaması gerekmektedir.

İndirilemeyecek Katma Değer Vergisi

Katma Değer Vergisi Kanunun 58. Maddesi uyarınca Mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan Katma Değer Vergisi ile mükellefçe indirilebilecek Katma Değer Vergisi, Gelir ve Kurumlar Vergisi matrahlarının tespitinde gider olarak kabul edilmeyeceği belirtilmiştir. Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 30. Maddesi uyarınca indirilemeyecek KDV;

a) Vergiye tabi olmayan veya vergiden istisna edilmiş bulunan malların teslimi ve hizmet ifası ile ilgili alış vesikalarında gösterilen veya bu mal ve hizmetlerin maliyetleri içinde yer alan katma değer vergisi,

b) Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere işletmelere ait binek otomobillerinin alış vesikalarında gösterilen katma değer vergisi,muhasebedr.com 

c) Deprem, sel felaketi ve Maliye Bakanlığının yangın sebebiyle mücbir sebep ilân ettiği yerlerdeki yangın sonucu zayi olanlar hariç olmak üzere, zayi olan mallara ait katma değer vergisi, 

d) Gelir ve Kurumlar Vergisi kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen katma değer vergisi.

KDV genel tebliği uyarınca (a) ve (b) bentlerinde belirtilen KDV ler indirilemeyip gider veya maliyet hesaplarına intikal ettirilmelidir. (c) bendinde belirtilen zayi olan malların  KDV si  VUK 278.maddesi uyarınca ispat edilmek suretiyle gider yazılabilir. (d) bendinde belirtilen KKEG lerin KDV si ise yine KKEG olarak dikkate alınmalıdır.

Katma Değer Vergisi Genel Tebliğindeki Açıklamalar

Eski 119 Seri Numaralı KDV Genel Tebliği’ndeki,

“Vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı içerisinde kanuni defterlere kaydedilmeyen fatura ve benzeri belgelerde yer alan KDV tutarlarının indirimi ve iade hesabına dahil edilmesi mümkün değildir.” ifadesi;

26.04.2014 tarih 28983 sayılı resmi gazetede yayımlanarak 01.05.2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği (KDVGUT) lll-C İndirim başlıklı 5.6.  bölümünde;

3065 sayılı Kanunun (29/3) üncü maddesi hükmüne göre indirim hakkı, vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı aşılmamak şartıyla ilgili vesikaların kanuni defterlere kayıt edildiği vergilendirme döneminde kullanılabilecektir.

Bilindiği üzere Vergi Usul Kanununun kayıt nizamına ilişkin 219 uncu maddesinin “a” bendinde; “Muamelelerin, işin hacmine ve icabına uygun olarak muhasebenin intizam ve vuzuhunu bozmayacak bir zaman zarfında kaydedilmesi şarttır. Bu gibi kayıtların on günden fazla geciktirilmesi caiz değildir” hükmü yer almaktadır. Aynı Kanunun (352/1–6)ncı maddelerinde ise bu hükme aykırı hareket edilmesi halinde, 1 inci derece usulsüzlük cezası uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

Buna göre, fatura ve benzeri vesikalar 10 gün içinde defterlere kaydedilebilecek, indirim hakkı ise vesikaların kanuni defterlere kayıt edildiği vergilendirme döneminde kullanılabilecektir. Ancak bu indirim hakkının vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı içinde kullanılması, yılın aşılmaması gerekir.

Öte yandan Kanunun (11/1-c) ve geçici 17’nci maddeleri uyarınca satıcı tarafından ihraç kayıtlı teslim kapsamında teslimi gerçekleştirilen mallara ilişkin KDV, alıcı tarafından malın teslimi anında indirilecek KDV hesaplarına intikal ettirilmemektedir. Alıcı tarafından söz konusu alım nedeniyle yüklenilen KDV, süresi içinde ihracatın gerçekleşmemesi durumunda indirilecek KDV olarak kayıtlara intikal ettirilebilmektedir. Dolayısıyla bu durumda alıcının ihracat için verilen sürenin son gününü izleyen gün itibarıyla indirim imkanı doğan vergiyi, bu günü içine alan takvim yılı aşılmamak kaydıyla indirim konusu yapması mümkündür.

Örnek: 28 Ağustos 2012 tarihli alış faturasının 10 günlük süreyi aşmayacak şekilde 5 Eylül 2012 tarihinde deftere kayıt edilmesi halinde faturada gösterilen KDV 5 Eylül 2012 dönemi işlemlerine dahil edilerek indirim konusu yapılabilecektir.

Mükelleflerin alış ve giderlerine ilişkin vesikaların, kendi iradeleri dışındaki sebeplerle işletmeye kayıt süresi geçtikten sonra intikal etmesi halinde, mücbir sebep olarak kabul edilmesi ve ispat edilmesi şartıyla vesikaların kayıt süresinden sonra kayda alınması mümkündür.

Mükellefler bu suretle belgeleri kanuni sürenin geçmesinden sonra defter kayıtlarına almaları halinde de fatura ve benzeri vesikalarda ayrıca gösterilen KDV’yi bu belgelerin kanuni defterlere kayıt edildiği vergilendirme döneminde indirim konusu yapabilir.

Örnek: Yukarıda örnekte yer alan 28 Ağustos 2012 tarihli faturanın 16 Ekim 2012 tarihinde deftere kayıt edilmesi halinde Ekim/2012, 4 Kasım 2012 tarihinde deftere kayıt edilmesi halinde de Kasım/2012 vergilendirme dönemlerinde indirim konusu yapılabilecektir. Ancak her halükarda 2012 yılının içinde kesilen faturanın o yıl defterine kayıt edilip, yine o yılda indirim konusu yapılması gerekmekte olup, yukarıdaki örnekte belirtilen faturada yer alan verginin Ocak/2013 veya müteakip vergilendirme dönemlerinde indirimi söz konusu olamayacaktır. Ancak Vergi Usul Kanununun kayıt nizamı hükümlerine uyulmaması halinde anılan Kanunda belirtilen müeyyidelerin uygulanacağı tabiidir.

 denilmektedir.

Bilindiği üzere kayıt düzenine ilişkin olarak Vergi Usul Kanunu 219/a maddesinde ; “Mualemelerin işin hacmine ve icabına uygun olarak muhasebenin intizam ve vuzuhunu bozmayacak bir zaman zarfında kaydedilmesi şarttır. Bu gibi kayıtların on günden fazla geciktirilmesi caiz değildir.” hükmü yer almaktadır.muhasebedr.com 

Bu durumda 10 günlük süre içerisinde fatura vb. vesikalar defterlere kaydedilebilecek, katma değer vergisinin indirim hakkı ise fatura vb. Vesikaların kanuni defterlere kayıt edildiği vergilendirme döneminde kullanılabilecektir.

Sonuç

Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğindeki açıklamalarda da görüldüğü üzere fatura tarihi ile kayıt tarihi arasında kanunda öngörülen daha uzun bir süre olması (10 günlük süreyi aşması) KDV genel tebliğindeki örneklerde de belirtildiği üzere yıl atlamamak şartıyla KDV indirim hakkını engellememektedir. Yıl atlayan faturalarda ise “vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılının aşılmaması” koşulunu sağlamadığından indirim hakkını kaybetmektedir.

Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 30. Maddesi uyarınca belirlenen indirilemeyecek KDV lerin gider/KKEG/maliyet unsuru olarak dikkate alınabileceği belirtilmiş, yıl atlayan faturalarda ise indirim hakkının kaybedildiği tebliğde açık bir şekilde belirtilmiştir.

İndirim hakkının kaybedildiği KDV’ler ise her ne kadar 31.01.2012 tarih B.07.1.GİB.4.34.17.01-KDV.29-391 sayılı özelgede gider ya da maliyet olarak dikkate alınabilinir dese de incelemelerde her durumda indirilemeyen KDV’nin KDV madde 58 uyarınca gider ya da maliyet olarak kayıtlara alınmasının mümkün olmadığını düşünüyoruz.

Sibel Aktürk

KAYNAK: Deloitte Türkiye

08 Nisan 2015Bir Cevap Yazın

YENİ ‘TORBA YASA’DA YER ALAN VERGİ DÜZENLEMELERİ

6637 Sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’da yer alan vergi düzenlemeleri (08.04.2015)

Kanun’un başlığı “Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”dur.

Toplam 28 maddeden oluşan Kanun’da, vergi düzenlemesi yapan 6 madde bulunmaktadır.

Yasalaşan Kanun teklifinin TBMM Genel Kurul görüşmeleri öncesinde teklifte 9 vergi maddesi bulunmaktayken, halka açık şirketlerin kâr dağıtımında farklı oranlarda stopaj yapılması konusunda Bakanlar Kuruluna yetki veren üç madde ile sigortacılıkla ilgili bir maddenin çıkması ve aşağıda yer verilecek bir katma değer vergisi düzenlemesinin eklenmesi sonucunda, madde sayısı altıya olmuştur.

Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6637 sayılı Kanun’da yer alan vergi düzenlemeleri aşağıda özetlenmiştir.

1. Katma Değer Vergisi Düzenlemeleri

a) Uluslararası kuruluşlar ve bunların mensuplarına sağlanan istisnanın kapsamında değişiklik

Kanun’un 3. maddesiyle, Katma Değer Vergisi Kanunu’nun geçici 26. maddesinde değişiklik yapılması önerilmektedir.

Yapılması öngörülen değişiklikle, sadece mevcut fıkrada sayılan kuruluşların (BM, NATO VE OECD ile bunlara bağlı özel ihtisas kuruluşları) değil, ev sahibi hükümet anlaşmaları ile ülkemizin taraf olduğu diğer anlaşmalar çerçevesinde ülkemizde faaliyet gösteren uluslararası kuruluşların, bunlara bağlı program, fon, temsilcilik ve özel ihtisas kuruluşlarının ve bunların T.C. vatandaşı olmayan yöneticilerinin alımlarında KDV istisnası uygulanması öngörülmektedir.

b) Transit petrol boru hattı projelerinin inşa ve modernizasyonunu gerçekleştirenlere yapılan teslim ve hizmetlerde istisna

Kanun’un 24. maddesiyle, Katma Değer Vergisi Kanunu’na geçici 34. madde eklenmiştir.

Eklenen geçici maddede yapılan düzenlemeyle, düzenlemenin yürürlüğe gireceği tarihten önce usulüne uygun olarak yürürlüğe giren ve 4586 sayılı Petrolün Boru Hatları ile Transit Geçişine Dair Kanun kapsamında bulunan milletlerarası andlaşma hükümleri çerçevesinde katma değer vergisinden istisna edilmiş olan transit petrol boru hattı projelerinin inşa ve modernizasyonunu gerçekleştirenlere 01.01.2014 tarihinden itibaren yapılan teslim ve hizmetler katma değer vergisinden müstesna tutulmuştur.

Getirilen istisna tam istisna niteliğinde olup, istisna kapsamında yapılan mal teslimleri ve hizmet ifaları nedeniyle yüklenilen vergiler, vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan vergiden indiriecek, indirim yoluyla telafi edilemeyen vergiler, istisna kapsamında işlem yapan mükellefin talebi üzerine iade edilecektir.

2. Özel Tüketim Vergisi Düzenlemesi

Kanun’un 4. maddesiyle, Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 6. maddesinde değişiklik yapılması önerilmektedir.

Düzenlemeyle, diplomatik temsilcilik ve konsolosluklar ile bunların diplomatik haklara sahip mensuplarının yanı sıra ev sahibi hükümet anlaşmaları veya ülkemizin taraf olduğu diğer anlaşmalar çerçevesinde Türkiye’deki uluslararası kuruluşlar ve bunların yönetici kadrolarında görev yapan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayan mensuplarının akaryakıt, madeni yağ, solvent, kara, hava ve deniz araçları, alkollü içecek ve tütün mamulü alımlarında KDV istisnasına paralel olarak ÖTV istisnası da tanınması öngörülmektedir.

3. Vergi Usul Kanunu Düzenlemeleri

a) Elektronik tebligatta tebligatın yapılma zamanı

Kanun’un 5. maddesiyle, Vergi Usul Kanunu’nun geçici 107/A. maddesinde değişiklik yapılması önerilmektedir.

Düzenlemeyle, elektronik tebligatta, tebligatın yapılma zamanı belirlenmekte, tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı hükme bağlanmaktadır.

Maddenin gerekçesinde, Tebligat Kanununa paralel düzenleme yapıldığı belirtilmiştir.

b) Elektronik yoklama

Kanun’un 6. maddesiyle, Vergi Usul Kanunu’a bir madde eklenmesi önerilmektedir.

Eklenen maddeyle, yoklamanın elektronik ortamda yapılabilmesine olanak sağlanmaktadır.

4. Kurumlar Vergisi Düzenlemesi

Kanun’un 9. Maddesinde yapılan düzenlemeyle, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10. maddesinde değişiklik yapılarak, sermaye şirketlerinin nakit sermaye artırımları teşvik edilmektedir.

Düzenlemeyle özetle, yeni kurulan şirketler ve nakit sermaye artıran sirketlerde, konan veya artırılan sermaye üzerinden, Merkez Bankası tarafından ilgili yıl için açıklanan bankalarca açılan TL cinsinden ticari kredilere uygulanan ağırlıklı yıllık ortalama faiz oranı dikkate alınarak hesaplanacak tutarın % 50’sinin, kurumlar vergisi matrahından indirimine olanak sağlanmaktadır.

Düzenlemeyle;

- Finans, bankacılık ve sigortacılık sektörlerinde faaliyet gösteren kurumlar ile kamu iktisadi teşebbüsleri kapsam dışında bırakılmakta,

- Nakit dışındaki varlık devirlerinden kaynaklananlar dahil olmak üzere, birleşme, devir ve bölünme işlemlerinden kaynaklanan ya da ortaklar veya ortaklarla ilişkili kişilerce kredi kullanılmak veya borç alınmak suretiyle gerçekleştirilen sermaye artırımlarının indirim hesaplamasında dikkate alınmaması öngörülmekte,

- Matrahın yetersiz olması nedeniyle indirilemeyen tutarın sonraki dönemlere devredilebilmesi öngörülmekte,

- Düzenlemeyle ilgili olarak Bakanlar Kuruluna geniş yetkiler verilmektedir.

Kanun’un 29. maddesiyle bu düzenlemenin yürürlük tarihi 01.07.2015 olarak öngörülmüştür. Bu nedenle, halen sermaye artırma aşamasında olan şirketlerin, mümkünse sermaye artırım işlemini bu tarih sonrasına bırakmayı değerlendirmeleri önerilmektedir.